2014, Cilt 30, Sayı 3, Sayfa(lar) 114-122
Östrus siklusunun folliküler ve luteal fazlarında inek genital sistemindeki mast hücrelerinin dağılımı ve yoğunluğunun belirlenmesi
Berna Güney Saruhan, Hakan Sağsöz, M. Erdem Akbalık
Department of Histology and Embryology, Faculty of Veterinary Medicine, Dicle University, Diyarbakır, Turkey
Anahtar Sözcükler: İnek, mast hücresi, genital organlar, histokimya
Görüntülenme Sayısı:821 - İndirilme Sayısı: 1283

Amaç: Dişi cinsiyet hormonlarının mast hücre davranışları üzerine etkilerinin olduğu bilinmektedir. Bu düşünceden yola çıkılarak, ineklerde genital kanalda östrus siklusu boyunca histokimyasal teknikler kullanılarak mast hücrelerinin dağılımları incelenmiştir.

Gereç ve Yöntem: Sunulan çalışmada, yerel bir kesimhaneden elde edilen 23 adet sağlıklı hayvan kullanıldı. Buna göre hayvanlar foliküler (n:13) ve luteal (n:10) faz olmak üzere 2 gruba ayrıldı. Doku örnekleri FA solüsyonunda tespit edildi. Daha sonrasında alınan 5-6 μm kalınlığında kesitlere mast hücrelerini belirlemek için Toluidin Blue (TB) ve Alcian Blue/Safranin O (AB/ SO) boyama metotları uygulandı.

Bulgular: TB ile boyanan kesitlerde, mast hücrelerinin metakromazi gösterdiği izlendi. Mast hücreleri bütün genital organların yüzeyel epitelinde, ovaryumun korpus luteum ve teka internasında yerleşmemişti. Genel olarak, tüm gruplarda mast hücrelerinin kan damarlarına yakın yerleştiği saptandı. AB/SO kombine boyama metodu uygulandığında mavi [AB(+)], kırmızı [SO(+)] ve karışık renkli [AB/SO(+)] olmak üzere üç tip mast hücre popülasyonunun olduğu gözlendi. Östrus siklusunun foliküler ve luteal fazlarında mast hücre sayılarının değişken olduğu belirlendi (P<0.05).

Öneri: Sonuç olarak çalışmamızda inek üreme sisteminde mast hücrelerinin östrus siklusunun foliküler ve luteal fazlarında histokimyasal ve morfolojik farklılıklar gösterdiği ortaya konuldu. Fertiliteyle ilgili fonksiyon bozukluk mekanizmalarının ortaya konulabilmesi için, genital sistemin tüm bölümlerinde özellikle mast hücrelerinin içerik ve yapısına ilişkin daha ileri çalışmaların sürdürülmesi tavsiye edilmektedir.