2018, Cilt 34, Sayı 3, Sayfa(lar) 164-170
Konya’da tüketilen tavuk eti ve iç organlarında Salmonella spp. varlığı ve antibiyotik direnci
Arife Ezgi Telli1, Yusuf Biçer1, Hatice Ahu Kahraman2, Nihat Telli3, Yusuf Doğruer1
1Selcuk University Faculty of Veterinary Medicine Department of Food Hygiene and Technology Konya
2Mehmet Akif Ersoy University Faculty of Veterinary Medicine Department of Food Hygiene and Technology Burdur
3Konya Technical University, Food Technology, Konya, Türkiye
Anahtar Sözcükler: Antibiyotik direnç; tavuk; S. Enteritidis; S. Typhimurium; Salmonella spp

Amaç: Bu çalışmada tüketime sunulan tavuk eti ve sakatatlarda Salmonella spp. ve iki önemli Salmonella serotipinin (S. Thyphimurium ve S. Enteritidis) varlığı ve izolatların antimikrobiyal direncinin belirlenmesi amaçlandı.

Gereç ve Yöntem: Araştırmada Konya ilindeki süpermarket ve kasaplarda tüketime sunulan tavukların karaciğer (n = 40), taşlık (n = 40), kalp (n = 30), deri (n = 30), baget (n = 10) ve kanat (n = 20) örnekleri klasik kültür tekniği ile analiz edildi. Şüpheli Salmonella spp. izolatlarının moleküler düzeyde doğrulanması amacıyla gerçekleştirilen PCR uygulamasında Inv-A gen bölgesine ait primerler kullanıldı. S. Thyphimurium ve S. Enteritidis’e ait gen bölgelerinin tespitinde ise Flic-C ve IE-1 primerleri ile dupleks PCR (d-PCR) uygulandı.

Bulgular: Toplam 170 örneğin 43'ü (% 25.29) Salmonella spp. pozitif olarak tespit edildi. d-PCR sonuçlarına göre izolatların hiçbirinde S. Thyphimurium ya da S. Enteritidis saptanmadı. İzolatlarda klindamisin, oksasilin, teikoplanin (% 100), vankomisin (% 79.1), eritromisin (% 79.1), nalidiksik asit (% 65.1), penisilin G (% 60.5) sefalotin (% 48,8), sülfametoksazol-trimetoprim ( % 37.2), tetrasiklin (% 37.2), ampisilin (% 23.3), kanamisin (% 18.6), kloramfenikol (% 11.6) amikasin, sefazolin, siprofloksasin ve gentamisine (% 4.7) direnç saptandı. Tüm izolatlar amoksisilin / klavulanik asit ve sefixime duyarlı bulundu.

Öneri: Araştırmada S. Enteritidis ve S. Typhimurium'un tespit edilmemiş olması halk sağlığı açısından olumlu kabul edilmiştir. Bunun yanısıra, yasal mevzuat açısından daha düşük insidense sahip patojen türlerin tespit edilmesine yönelik çalışmalara dikkat çekmenin önemli olduğu düşünülmektedir. Ayrıca sık rastlanan patojen türlerin tespit edilmemesine rağmen, tür düzeyinde tespit edilen izolatlardaki antibiyotik direnç sonuçları antibiyotik sörvelans veritabanı için önemli bulunmuştur.