2020, Cilt 36, Sayı 3, Sayfa(lar) 180-186
Kırgızistan dağ yaklarının (Topoz, Bos grinniens) perifer kan lökositlerinde alfa naftil asetat esteraz (ANAE) pozitivitesinin belirlenmesi
Nariste Kadıralieva1, Emrah Sur2, Yasemin Öznurlu2, Tuğba Özaydın2
1Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi Veteriner Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalı, Bişkek, Kırgızistan
2Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalı, Konya, Türkiye
Anahtar Sözcükler: ANAE, lökosit, periferik kan, yak
Görüntülenme Sayısı:30 - İndirilme Sayısı: 29

Amaç: Lizozomal bir enzim olan alfa-naftil asetat esteraz (ANAE) enzimi pek çok türde periferik kan yaymalarında T-lenfosit, B-lenfosit ve monositlerin birbirlerinden ayırt edilmelerinde kullanılmaktadır. Bu araştırmada, Topoz olarak da bilinen Kırgızistan dağ yaklarında (Bos grinniens) periferik kan lökositlerinin ANAE enzimi pozitivitelerinin belirlenmesi amaçlandı.

Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada materyal olarak 13 adet 2?4 yaşlı sağlıklı Kırgız Dağ Yak'ından alınan periferik kan örnekleri kullanıldı. Örneklerden hazırlanan frotilerde ANAE demonstrasyonları gerçekleştirildi.

Bulgular: ANAE pozitivitesi tüm monositlerde ve sadece bazı lenfositlerde gözlendi. Lenfositlerdeki pozitivite 1-4 adet kırmızı-kahverengi sitoplazmik granüllerle karakterize nokta tarzındayken monositlerin tamamı tüm sitoplâzmaları boyunca yaygın, ince taneli bir enzimatik reaksiyona sahipti. Nötrofil ve eozinofil lökositlerde ise enzimatik reaksiyon gözlenmedi. Kırgız dağ yaklarında ortalama ANAE pozitif lenfosit oranının %58,85±1,38 olduğu tespit edildi.

Öneri: Kırgızistan dağ yakları hakkında yapılan çalışmalar söz konusu hayvanların yaşam koşulları ve sert mizaçları nedeniyle son derece sınırlı kalmıştır. Dolayısıyla bu hayvanlar üzerinde yapılacak olan her türlü yapısal, histolojik, enzim histokimyasal, fizyolojik, biyokimyasal ve anatomik çalışmaların yanı sıra ülkede görev yapan veteriner hekim klinisyen ya da akademisyenlerin karşı karşıya kalabilecekleri çeşitli hastalıkların olgu sunumlarının, ilerleyen yıllarda bu hayvanlar üzerinde yapılacak olan çalışmalara yön vereceği düşünülmektedir.