2020, Cilt 36, Sayı 3, Sayfa(lar) 193-198
Yonca kuru otlarının protein ve lif içeriklerine göre kalite sınıflarının oluşturulması
Fatma İnal1, Behiç Coşkun2, Mustafa Selçuk Alataş1, Oğuzhan Kahraman1, Abdullah Özbilgin3
1Selçuk University, Veterinary Faculty, Department of Animal Nutrition and Nutritionial Disease, Konya, Turkey
2Food and Agriculture University, Faculty of Agriculture and Natural Sciences, Konya, Turkey
3Cumhuriyet University, Veterinary Faculty, Department of Animal Nutrition and Nutritionial Disease, Sivas, Turkey
Anahtar Sözcükler: Yonca kuru otu, ham protein, kalite, lif
Görüntülenme Sayısı:29 - İndirilme Sayısı: 25

Amaç: Bu çalışma Türkiye?de üretilen ve analizi yapılmış olan kuru otlarının protein ve lif düzeylerine göre kalitelerinin belirlenmesi ve yem tablolarında kullanılması amacıyla yapılmıştır.

Gereç ve Yöntem: Çalışmada 210 adet yonca kuru otuna ait analiz değerleri kullanılmıştır.

Bulgular: Kuru maddedeki ham protein (HP) düzeyleri %8,79 ile 22,96 arasında, ortalama %16,83, ortalama nötral deterjan lif (NDF) düzeyi %47,25 (%28,39-69,30), asit deterjan lif (ADF) düzeyi %37,01 (%22,76-52,57) olarak bulunmuştur. Bu sonuçlara göre 6 kalite sınıfı oluşturulmuş, %21?in üzerinde HP içeren yonca kuru otu 1. kalite olarak kabul edilmiştir. 2. kalitede %19-21, 3. kalitede %17- 19, 4. kalitede %15-17, 5. kalitede %13-15, 6. kalitede <%13 HP içeren yoncalar gruplandırılmıştır. Örneklerin yaklaşık %23?ünün 3. kalitede, % 26?sının 4. kalitede, % 19?unun 5. kalitede, sadece %9,5?unun 1. kalitede olduğu görülmüştür. HP ile NDF ve ADF düzeyleri arasındaki ilişkiler incelendiğinde, kalite sınıflandırmasında ADF (r=-0,67)?nin kullanılmasının daha uygun olacağı belirlenmiştir. Kalite gruplandırmasında 1?den 6?ya sınıflarda ADF için <%28, %28- 32, %32-37, %37-41, %41-46 ve >%46 olması uygun bulunmuştur. Tüm örneklerin ortalama protein, enerji, lif düzeylerine bakıldığında, yoncaların 4. kalitede olduğu belirlenmiştir.

Öneri: Ülkemizde daha bol yapraklı yoncaların üretilmesi, kurutma yönteminin tekrar gözden geçirilmesi ve yaprak kaybının azaltılması üzerinde durulmalıdır.