1996, Cilt 12, Sayı 1, Sayfa(lar) 027-034
FARKLI TESPİT SIVILARININ SIĞIR, KOYUN VE KEÇİ PARATİROİD BEZLERİNİN İNCE YAPISI ÜZERİNE ETKİSİ
Mehmet Kanter
Y.Y.Ü., Vet. Fak., Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalı, VAN
Anahtar Sözcükler: Farklı tesbit sıvıları, sığır, koyun, keçi, paratiroid bezi
Görüntülenme Sayısı:600 - İndirilme Sayısı: 976

Bu çalışmada, sığır, koyun ve keçi paratiroid dokuları immersiyon yöntemiyle % 2.5 glutaraldehid (GA) veya % 1 glutaraldehid ve% 2 formaldehid (FA) ve bunu takiben % 1'lik osmik asitte (OsÖ4:Osmium tetroxide) tespit edilerek; bu dokuların ince yapısını en iyi koruyan fiksasyon ve tampon çözeltilerin belirlenmesi amaçlandı. Araştırmada kullanılan bütün hayvan türlerinin paratiroid dokularında üniform (ince yapısı optimal seviyede korunmuş hücre), açık (açık sitoplazmalı ve hücre organelleri fiksasyondan farklı derecede zarar görmüş hücre) ve koyu (koyu sitoplazmalı ve büzüşmüş yapıda olan hücre) hücreler gözlendi. Na/K-fosfat, Na-cacody!at veya Hepes [4-(2-Hydroxyethyl)-1-Piperazinethan-Sulfonic acid] varlığında aldehidlerle ve Na/K-fosfat veya Na-cacodylat'ın varlığında osmik asit ile tespit edilen paratiroid dokusu örneklerinde, genellikle üniform ve az sayıda da açık ve koyu hücreler görüldü. Ancak Hepes tampon çözeltisiyle hazırlanan osmik asit fiksasyonunda, bütün preparatlarda açık hücrelerin sayısının arttığı gözlendi. Aynı işlem koyunlarda açık hücre sayısına ilave olarak multinükleer hücre (hücre zarının bütünlüğü bozulmuş ve organelleri şiddetli derecede dilate olmuş hücre) sayısında da artışa neden oldu. Glutaraldehid-formaldehidile tespit edilen dokularda membranların, sadece glutaraldehidile tespit edilenlere kıyasla daha iyi korunduğu ve membran bütünlüğü ile organellerin ince yapısında önemli kayıpların oluşmadığı gözlendi. Bu çalışmada tesbit edilen 4 farklı hücre tipinin (üniform, açık, koyu ve multinükleer) farklı fiksatif ve tampon çözeltilere bağlı olarak oluştuğu sonucuna varıldı. Bu hücre tiplerinin ortaya çıkışında tampon solüsyonlarının, aldehidlerden daha önemli bir rol oynadığı belirlendi.