2020, Cilt 36, Sayı 4, Sayfa(lar) 023-029
SARS-CoV-2'nin genom organizasyonu
Ali Rıza Babaoğlu1, Seval Bilge Dağalp2, Fırat Doğan3, Gülizar Acar Kırmızı4
1Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Veteriner Fakültesi Viroloji Anabilim Dalı, Van, Türkiye
2Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Viroloji Anabilim Dalı, Ankara, Türkiye
3Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Veteriner Fakültesi Viroloji Anabilim Dalı, Hatay, Türkiye
4Atatürk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Viroloji Anabilim Dalı, Erzurum, Türkiye
Anahtar Sözcükler: ACE 2, coronavirus, genom, replikasyon, SARSCoV- 2
Görüntülenme Sayısı:93 - İndirilme Sayısı: 86

Coronaviridae ailesi Orthocoronavirinae ve Letovirinae olmak üzere iki alt aileden oluşmaktadır. Orthocoronavirinae alt ailesi serolojik ve genetik özelliklerine göre alfa, beta, gamma ve delta olmak üzere 4 ayrı genusta (cins) incelenmektedir. Coronaviridae ailesinde yer alan viruslar zarflı, 80-220 nm boyutunda ve pleomorfik yapıda olmalarına rağmen, çoğunlukla küresel görünüm sergilemektedir. Bu viruslar 20 nm uzunluğunda belirgin ve taç şeklinde trimer spike adı verilen yüzey çıkıntılarına sahiptir. Coronaviruslar büyük RNA genomuna sahip olmaları nedeniyle mutasyon ve rekombinasyon türü genom değişimleri, bu viruslarda daha fazla görülmektedir. Özellikle yarasa CoV'larının doğada çok sayıda farklı konakçı türünde sirküle olabilmesi, rekombinasyon ve mutasyon oranının artmasına ve yeni patojen CoV'ların ortaya çıkmasına yol açabilmektedir. Coronavirusların çoğalması konak hücrenin sitoplazmasında gerçekleşmektedir. Bu viruslar replikasyon için ilk önce S proteini ile hücre yüzey reseptörlerine tutunurlar. CoV'un konakçıda enfeksiyon oluşturabilmesinde ve doku tropizminde temel belirleyici, virus S proteini ve konak hücre yüzey reseptörü arasındaki ilişkidir. SARS-CoV-2, Anjiyotensin dönüştürücü enzim 2'nin (Angiotensin-converting enzyme 2 - ACE2) farklı bölgelerine bağlanmaktadır. ACE2, kardiak fonksiyonu ve kan basıncının dengelenmesi için önemli bir hücre yüzeyi çinko-bağlayıcı karboksipeptidaz olarak tanımlanmaktadır. SARS-CoV-2'nin, yeni bir pandeminin etiyolojik ajanı olarak tanımlanması ile birlikte yarasa kökenli Coronavirusların moleküler biyolojisi ve patogenezine yönelik ilgiyi bir kez daha uyandırmıştır. Bu çalışmalar SARS-CoV-2?ye karşı oldukça kısa bir süre içinde spesifik antiviral ajan ve aşıların geliştirilmesi için kullanılabilecek çok sayıda fonksiyonel ve yapısal bilgi üretmiştir.