pISSN:1309 - 6958       eISSN:2146 - 1953
1996, Cilt 12, Sayı 2, Sayfa(lar) 005-012
BÜYÜME FİZYOLOJİSİ VE BİYOTEKNOLOJİ'NİN BROYLER VERİMİNİN ARTTIRILMASI İÇİN KULLANIMI
Süleyman Dere, M.Ali Tekeş
S.Ü. Veteriner Fakültesi, Zootekni Anabilim Dalı, KONYA
Anahtar Sözcükler: Biyoteknoloji, broyler, genetik, büyüme hormonu, fizyoloji
Görüntülenme Sayısı:2141 - İndirilme Sayısı: 2049

Broylerlerde verimliliğin artırılabilmesi için biyoteknoloji ve teknolojinin önemli alanlarının uygulama imkanları incelenmiştir. Temel olarak 7 büyük alan belirlenmiştir. Bunlar: Genomla ilgili genetik mühendisliği, genetik mühendisliği aracılığı ile elde edilen hormonlar, peptitler ve biyoaktif ajanlar, yem teknolojisi, hücre birleşmesi, gen probları ve aşı üretimidir. Bu derlemede sadece ilk üç büyük alan üzerinde durulmuştur. Birçok hormon ve büyüme faktörünün kanatlıların büyüme ve gelişmesini etkilediği bilinmektedir. Süt inekleri ve domuzların günlük olarak parenteral yolla büyüme hormonu (GH) uygulamalarına karşı büyüme yönünden tepki gösterdikleri, tavuklarda ise muhtemelen kısa aralıklarla endojen hormon salınımının gösterdiği etkinin parenteral hormon uygulamasıyla gerçekleştirilememesinden dolayı büyümede belirgin bir değişiklik olmadığı bulunmuştur. Bu örnek biyoteknolojik ürünlerin broyler üretiminde kullanılmasının neden büyüme fizyolojisi bilgisiyle sıkı sıkıya bağlı olduğunu açıkça göstermektedir. Modifiye edilmiş retro virüsler kullanılarak çoklu GH kopyalarını taşıyan transgenic kanatlılar üretilmiştir, ancak hala büyüme üzerine GH'un etkileri konusunda detaylı bilgiler mevcut değildir. Hipofizden GH salınımını düzenleyen hipotalamus kökenli peptitler kanatlılarda büyümenin arttırılması yönünde büyük ölçüde etkisizdir. Bununla birlikte, (3-agonistler gibi belirli biyoaktif bileşikler daha ümit vericidirler. İnsülin benzeri büyüme faktörlerinin (IGF-I, IGF-II) Kanatlıların büyüme ve gelişmelerini düzenleyici rolleri üzerine çalışmalara başlanmıştır. Kanatlılarda gen aktarımı çalışmalarına IGF-I geni de dahil edilmeli, ancak parenteral yolla uygulama çalışmalarının yine de gerekli olduğu unutulmamalıdır. Başka bir yaklaşım da genetik seleksiyon programlarında hormon belirleyicilerinin kullanımı olabilir. Tüketici tarafından bu tür uygulamaların kabul görmesi dikkate alınmalıdır. Biyoteknoloji ve büyüme fizyolojisi broyler üretimini geliştirmek için önemli imkanlar sunmaktadır, ancak kullanımları nihayi ürün bakımından tüketicinin talebine göre dengelenmelidir.