pISSN:1309 - 6958       eISSN:2146 - 1953
2008, Cilt 24, Sayı 1, Sayfa(lar) 059-067
KÖPEKLERİN MERKEZİ SİNİR SİSTEMİNDE aB-KRİSTALLİN DAĞILIMININ İMMÜNOHİSTOKİMYASAL TEKNİKLE BELİRLENMESİ
Siyami Karahan1, Tolga Güvenç2
1Kırıkkale Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Histoloji ve Embriyoloji Bilim Dalı, Kırıkkale TÜRKİYE
2Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Patoloji Anabilim Dalı, Samsun TÜRKİYE
Anahtar Sözcükler: aB-kristallin, köpek, merkezi sinirsistemi, oligodendrosit, immünohistokimya
Görüntülenme Sayısı:1687 - İndirilme Sayısı: 1198

Polipeptid yapısında olan aB-Kristallin, lensin ana bileşenlerinden multimerik protein a-kristallin iki alt ünitesinden (aA ve aB) birisidir. aB-Kristallin, moleküler şaperon ve ısı şok proteini olarak protein katlanmalarındaki yanlışları önler ve anti-apoptotik özellikleri vardır. Bu çalışmada, aB-kristallinin köpek merkezi sinirsistemi (MSS)'ndeki ekspresyonu; beyin, beyincik, bulbus olfaktorius, hipofiz, medulla oblongata, ammon boynuzu, hipotalamus ve servikal omurilikten alınan doku örneklerinde immünohistokimyasal teknikle incelendi. aB-kristallin ekspresyonuna, hipofiz hariç incelenen tüm MSS bölgelerinde glial hücrelerde rastlandı. Nöronlarda ise pozitif reaksiyon gözlenmedi. aB-Kristallin/ 2',3'-siklik nükleotid 3'-fosfodiesteraz (CNPase) ikili immünohistokimyasal boyamada, immünoreaktif glia hücrelerinin CNPase pozitifoligodendrositleroldukları belirlendi ve kristallin immünoreaktivitesine özellikle ak madde ve boz maddenin ak maddeye yakın katmanlarındaki oligodendrositlerde rastlandı. Omurilik beyaz ve boz maddesinde oldukça fazla sayıda aB-kristallin pozitif oligodendrositler saptanırken; ak maddede oldukça sınırlı sayıda aB-kristallin pozitif, CNPase negatif glia hücreleri gözlendi. aB-Kristallin immünoreaktivitesi hücrelerin sitoplazmalarında yoğun, çekirdeklerinde ise daha zayıftı. Bu çalışmada, normal köpek MSS'nde özellikle oligodendrositlerde saptanan aB-kristallin'in, myelin temel proteini gibi oligodendrositler tarafından yoğun olarak sentezlenen fonksiyonel proteinlerin yapısının korunmasında görev alabileceği sonucuna varıldı.